Mukaddimenin Tanımı ve Anlamı
Mukaddime, hareket olarak 'öne geçmek' anlamındaki kudûm masdarından türetilmiştir.
Ordunun öncü birliğine verilen isimle ilişkilendirilir.
Arap dilinde mantık ve kelâm ilminde de kullanılmıştır.
Mukaddimenin Tarihçesi
Mukaddimenin edebi bir tür olarak IV. (X.) yüzyılda olgunlaştığı görülmektedir.
İlk defa Câhiz ve İbn Kuteybe’nin eserlerinde şekillenmiştir.
Sözlüklerde 'önsöz' veya 'giriş' anlamını kazanması zaman almıştır.
Mukaddimenin İçeriği
Mukaddimetü'l-kitâb ve mukaddimetü'l-ilim olarak iki ana kısma ayrılmaktadır.
Mukaddimetü'l-kitâb'da eserle ilgili bilgi ve ithaf yer alır.
Mukaddimetü'l-ilim'de ise söz konusu ilim dalı hakkında temel bilgilere yer verilir.
Mukaddimenin Çeşitleri ve Edebiyatı
Mukaddime, hutbe, dîbâce gibi birçok terimle anılmaktadır.
İbn Haldûn'un Muḳaddime'si önemli bir örnek teşkil etmektedir.
Günümüzde ilmî eserlerde mukaddime geleneği devam etmektedir.
Mukaddimelerin Uygulama Örnekleri
Farklı yazarlar tarafından yazılan mukaddimelerin içeriği değişiklik göstermektedir.
Eserlerde sıkça besmele, hamdele ve salvele ifadeleri bulunur.
Çeşitli ilmî alanlarda özel mukaddimeler yazılmıştır.