Giriş
Mimari mekânların duygusal tepkiler üzerindeki etkisi karmaşık bir ilişkiye sahiptir.
Bu araştırma, mimari mekânlara olan duygusal tepkileri ölçmek amacıyla sanal gerçeklik (VR) metodolojisini kullanmaktadır.
Mekân algısı ile duygusal reaktivite arasındaki ilişki incelenmektedir.
Estetik Duygusal Tepki Tanımı
Çevre, bireylerin duygusal hallerinde etkili olmaktadır.
Aestetik duyguların bilişsel bir deneyimle ilişkili olabileceği öne sürülmektedir.
Bu alanda duyguların ölçülmesine yönelik mevcut araştırma eksiklikleri dikkat çekmektedir.
Görsel Algı ve Geometri Kriterleri
Geometrik özelliklerin algılanan mekân üzerindeki etkisi karmaşık bir süreçtir.
Çizgisel ve eğrisel biçimlerin algılama üzerindeki etkileri araştırılmaktadır.
Yapı tasarımında iç mekânın geometrik özellikleri etkili rol oynamaktadır.
VR ile Araştırma Metodolojisi
VR ortamları, çevresel değişkenlerin kontrolünü kolaylaştırmaktadır.
Katılımcıların deneyimlerini izlemek için çeşitli fizyolojik ölçümler yapılmaktadır.
VR kullanımı, daha gerçekçi ve çok duyulu deneyimler sağlar.
Fizyolojik ve Zihinsel Tepkilerin Ölçümü
Duygusal reaktiviteyi ölçmek için çeşitli metodlar kullanılmaktadır.
Fizyolojik değişimler kalp atış hızı, kan basıncı ve gözbebeği büyüklüğü gibi ölçütlerle izlenmektedir.
Duygusal durum değişikliği ile birlikte bir dizi fizyolojik tepki gözlemlenmektedir.
Sonuçlar ve Gelecek Yönler
Çalışmada farklı mekân geometrilerinin duygusal ve bilişsel tepkiler üzerindeki etkileri ortaya konmuştur.
Sonuçların mimari tasarım süreçlerinde kullanılabilecek potansiyeli bulunmaktadır.
Duygusal süreçleri gözlemlemek için yeni metodolojik yaklaşımlara ihtiyaç vardır.
Ölçüm ve Veriler
Çeşitli fiziksel ölçümlerin kullanıldığı veriler analiz edildi.
FD (Fixation Duration), PD (Pupil Diameter) ve MPD (Mean Pupil Diameter) gibi metrikler üzerinden duygusal tepkiler incelendi.
GSR (Galvanic Skin Response) değerleri her bir sahne için derlendi.
Analiz Sonuçları
ND (Non-Designer) grubunun daha yüksek duygusal tepkiler verdiği gözlemlendi.
Görüntüleme süreleri ve memnuniyet puanları üzerinden çeşitli sahneler değerlendirilerek optimizasyon yapıldı.
Dar bölümlerin duygusal rahatsızlık yarattığı belirlenmiştir.
Etkileşim ve Duygular
Mimari alanların boyutlarının ve şekillerinin insan duygularıyla doğrudan ilişkili olduğu ortaya koyulmuştur.
Büyük, simetrik ve büyük ölçekli alanların daha olumlu duygusal tepkilerle ilişkilendirildiği belirlendi.
Dar alanlar, katılımcılarda algılanan tehdit ile ilişkili daha yüksek rahatsızlık düzeyleri gösterdi.
Gelecek Araştırmalar
Çalışma, karmaşık şekillerin deneysel olarak incelenmesi gerektiğini vurguluyor.
Geometrik kriter değişiklikleri ile duygusal tepkiler arasında bir bağlantının varlığına işaret ediyor.
Duygusal tepki ile mimari biçim arasındaki ilişkilerin daha fazla araştırılması önerilmektedir.
Sonuçlar ve Pratik Uygulamalar
Gelecek mimari tasarımda, kullanıcıların duygusal deneyimlerini artırmak için önerilen metodlar uygulanabilir.
Araştırmanın bulguları, çeşitli mimari alanların tasarımında duygusal yararların ulaşılabilirliğini artırabilir.
Daha etkili ve duygu odaklı mimari projelerin geliştirilmesine yardımcı olacak yöntemler önerilmektedir.
Psikofizyolojik Sinyallerin Kullanımı
Zhai ve arkadaşları, insan-bilgisayar etkileşimlerinin iyileştirilmesinde psikofizyolojik sinyalleri kullanarak stres tespiti gerçekleştirmiştir.
Bu çalışma IEEE SoutheastCon 2005'te sunulmuştur ve stresin algılanması üzerine odaklanmaktadır.
Biyometrik Sensörlerin Etkinliği
Zou ve Ergan (2021), sanal ortamlarda insan deneyimini sınıflandırmak için biyometrik sensörlerin etkinliğini değerlendirmiştir.
Araştırma, biyometrik sinyallerin insan deneyimini nasıl etkilediğini incelemektedir.