Araştırma Amacı
Algılanan gerçekçi ve sembolik tehditlerin, toplumsal eylem eğilimlerini tahmin etmedeki rolü incelenmiştir.
Araştırmalar, avantajlı grup olan Türkler ile dezavantajlı grup olan Kürtler arasındaki intergroup temasın etkisini ölçmüştür.
Araştırma Yöntemi
İki ayrı çalışma gerçekleştirilmiştir: 1. Çalışma Türk katılımcılarla (N = 289) ve 2. Çalışma Kürt katılımcılarla (N = 209).
Katılımcılara anket formu uygulanmış ve veriler, yapısal eşitlik modelleme yöntemiyle analiz edilmiştir.
Ana Bulgular
Algılanan tehditlerin, toplumsal eylem eğilimleri üzerinde hem doğrudan hem de dolaylı etkileri olduğu bulunmuştur.
Intergroup temasın algılanan tehditleri azalttığı ve bu durumun toplumsal eylemde negatif etki yarattığı gözlemlenmiştir.
Teorik Katkılar
Araştırma, algılanan tehditlerin yalnızca dezavantajlı gruplarda değil, avantajlı gruplarda da önemli bir etken olduğunu ortaya koymaktadır.
Kollêktif eylem için hem sosyal kimlik hem de intergroup temas üzerinde durulmuş, bu ikisinin algılanan tehditler üzerinden nasıl ilişkilendiği incelenmiştir.
Gelecek Araştırmalar İçin Öneriler
Gelecek araştırmalarda daha kapsamlı ölçüm ve deneysel tasarımların kullanılması önerilmektedir.
Gruplar arası ilişki ve algılanan tehditlerin etkileşimlerini anlamak, kolektif hareket konusunda daha fazla bilgi sağlayacaktır.
Tehdit Temelli Yaklaşımlar
Cottrell ve Neuberg, gruplara yönelik duygusal tepkileri incelemiştir.
Hedef alınan grupların ekonomik ve sosyal durumu ön yargıların kaynağıdır.
Craig ve Richeson, demografik değişimlerin beyaz Amerikalılar üzerindeki etkilerini araştırmıştır.
Önyargı ve Sosyal Kimlik
Doosje ve ellemers, sosyal kimliklerin tehdit altındaki etkisini açıklamıştır.
Mallett ve arkadaşları, grup eylemlerinin azınlıklar üzerindeki etkisini incelemiştir.
Stephan ve arkadaşları, tehditlerin ırksal tutumları nasıl etkilediğini araştırmıştır.
Kültürel İletişim ve Temas
Tropp ve arkadaşları, farklı etnik gruplarla olan dostlukların etkisini incelemiştir.
Islam ve Hewstone, gruplar arası iletişimin kaygıları nasıl etkilediğini göstermiştir.
Schmid ve Muldoon, siyasi çatışmanın algılanan tehdidi üzerindeki etkisini analiz etmiştir.
Sosyal Değişim ve Aksiyon
Wright ve Lubensky, sosyal eşitlik mücadelesini toplumsal eylem ve önyargı azaltma üzerinden değerlendirmiştir.
Subaşiç ve arkadaşları, gruplararası güç ilişkilerinde sosyal kimliklerin rolünü araştırmıştır.
Jetten ve Branscombe, ayrımcılığa karşı grupların nasıl güçlendiğini açıklamıştır.
Önyargıların Azaltılması
Pettigrew, önyargının azaltılmasının yollarını incelemiştir.
Crisp ve arkadaşları, ortak grupların tehditlerinin önlenmesi üzerine çalışmalar yapmıştır.
Dixon ve Levine, önyargıların aşılması için sosyal etkileşimlerin önemini vurgulamıştır.