Genel Görelilik Teorisi
Genel görelilik, Albert Einstein tarafından 1915'te geliştirilen kütle çekiminin geometrik teorisidir.
Uzay ve zamanın dört boyutlu uzayzaman geometrisinin özelliklerini bir arada ele alır.
Einstein alan denklemleri, maddenin ve radyasyonun uzayzaman üzerindeki etkilerini belirler.
Kütleçekimsel Etkiler
Genel görelilik, kütleçekimsel merceklenme, zaman genişlemesi ve ışığın kütleçekimsel kızıl kayması gibi olayları öngörür.
Kütleçekimsel zaman genişlemesi, büyük kütlelerin yakınında zamanın daha yavaş akmasını ifade eder.
Kütleçekim dalgalarının varlığı çeşitli deneylerle doğrulanmaktadır.
Kara Deliklerin Oluşumu
Büyük yıldızların çökmesi sonucu kara deliklerin oluştuğu düşünülmektedir.
Mikrokuasarlar ve galaksi çekirdekleri gibi oluşumlar, süper kütleli kara deliklerin etkileriyle karakterize edilir.
Schwarzschild ve Kerr metrikleri, kara deliklerin matematiksel modelleridir.
Kozmololoji ve Genel Görelilik
Genel görelilik, evrenin genişlemesi modelinin temelini oluşturarak kozmolojik sabit ile çeşitli değişkenleri tanımlar.
Hubble'ın gözlemleri, uzayda genişleme olduğunu kanıtlamıştır.
Genel görelilik ile kozmik geçmişin incelenmesi, evrende madde dağılımını anlamaya yardımcı olur.
Kütleçekimsel Dalga Araştırmaları
Kütleçekimsel dalgalar, iki kara deliğin birleşmesi sırasında salınan enerjiyi temsil eder.
LIGO ve diğer projeler, bu dalgaların direkt gözlemi için geliştirilmiştir.
Kütleçekim dalgaları, evrenin yapısına dair kapsamlı bilgiler sunmaktadır.
Uzay-Zaman Çözümleri
Schwarzschild çözümü, ölmsüz kara deliklerin çözümüdür.
Kerr çözümü, dönen kara deliklerin özelliklerini tanımlar.
Friedmann-Lemaître-Robertson-Walker çözümleri evrenin yapısını belirtir.
Tuhaflık Teoremleri
Ünlü tuhaflık teoremleri evrensel geometrinin metotları ile kanıtlanmıştır.
Gerçekçi madde özelliklerine sahip maddelerin çöküşü tuhaflıklar oluşturur.
Kozmik sansür hipotezi gelecekteki tuhaflıkları saklayarak gözlemcilerden gizler.
Evrensel Tanımlar ve Enerji
Einstein'ın denklemleri, evrenin dönemsel evrimini tarif eder.
Kütle ve enerji gibi kavramların net tanımları zordur.
Kütleçekimsel dalgaların sistemin toplam kütlesi üzerine etkileri incelenmiştir.
Deneysel Testler ve Gözlemler
Genel görelilik birçok gözlemsel ve deneysel teste tabi tutulmuştur.
Kütleçekim dalgalarının 2015'te tespiti önemli bir dönüm noktasıdır.
Karanlık enerji ve karanlık madde üzerine yeni fizik teorileri geliştirilmesi gerekmektedir.
Temel Kozmolojik Araştırmalar
J. E. (1966), ilkel helyum bolluğu üzerine çalışmalarıyla dikkat çekiyor.
Peebles, P. J. E. (1993), fiziksel kozmolojinin ilkelerini detaylandırıyor.
Penzias ve Wilson (1965), anten sıcaklığındaki fazlalıkları ölçerek evrenin genişlemesine dair bulgular sunuyor.
Genel Görelilik Uygulamaları
Penrose, R. (1965), yerçekimsel çöküş ve uzayzaman tekillikleri üzerine önemli araştırmalar yayınladı.
Wald, R. M. (1984), genel görelilik teorisini kapsamlı bir şekilde ele alıyor.
Taylor ve Wheeler (2000), kara deliklerin incelenmesi üzerine bilgileri derliyor.
Kara Deliklerle İlgili Çalışmalar
Thorne, K. S. (1994), kara delikler ve zaman bükülmeleri üzerine derinlemesine bir çalışma sunuyor.
Rovelli, C. (1998), döngü kuantum yerçekimini ele alan araştırmalar yapıyor.
Seidel, E. (1998), 3D kara delik birleşmelerinin simülasyonuna yönelik çalışmalar gerçekleştirmiştir.
Kozmolojik Gözlemler ve Sonuçlar
Spergel ve arkadaşları (2003), Wilkinson Mikrodalga Anizotropi Probu (WMAP) sonuçlarını değerlendirerek kozmolojik parametreler hakkında bilgi sağlıyor.
Springel ve ekibi (2005), galaksilerin oluşumu ve evrimi üzerine simülasyonlar gerçekleştiriyor.
Walsh ve arkadaşları (1979), kütle çekim merceklemesi ile ilgili önemli gözlemler yapmışlardır.