Ağrının Tanımı ve Önemi
Ağrı, IASP'ye göre 'hoşa gitmeyen duyusal ve emosyonel bir deneyim' olarak tanımlanır.
Ağrı, bir korunma mekanizması olarak işlev görür.
2001 yılında JCAHO'ya göre ağrı 5. yaşam bulgusu olarak kabul edilmiştir.
Ağrının Fizyolojisi (Nosiseptiyon)
Ağrı algılanması dört aşamada gerçekleşir: transdüksiyon, transmisyon, modülasyon, ve persepsiyon.
Ağrıyı oluşturan kimyasal maddeler arasında histamin, bradikinin ve prostaglandin bulunmaktadır.
Ağrının Sınıflandırılması
Ağrı, mekanizmalarına göre nöropatik, nosiseptif, visseral ve somatik olarak sınıflandırılır.
Kaynaklandığı bölgeye göre somatik, visseral ve yansıyan ağrı olarak farklılaşır.
Başlama süresine göre akut ve kronik cerrahi sonrası ağrı tanımlanır.
Ameliyat Sonrası Ağrının Fizyolojik Etkileri
Kontrol altına alınmayan ağrı, pulmoner ve kardiyovasküler fonksiyonlarda bozulmaya yol açar.
Sindirim sistemi fonksiyonları etkilenir ve nöroendokrin sorunlar ortaya çıkar.
Ağrı Değerlendirmesi
Ağrı değerlendirilirken tek boyutlu ve çok boyutlu ölçekler kullanılır.
Çok boyutlu ölçekler, ağrının tüm yönlerini değerlendirmek için idealdir.
Ağrı Tedavisi
Ağrı tedavisinin temel amaçları maksimum kontrol ve yaşam kalitesinin artırılmasıdır.
Farmakolojik ve farmakolojik olmayan yöntemler uygulanabilir.
Ameliyat Sonrası Hasta Bakım İlkeleri
Farmakolojik olmayan yöntemler ile tedavi etkisi artırılmalıdır.
Sakin bir çevre ve uygun pozisyon, ağrı yönetiminde önemlidir.